Tem 11

Teknoloji Bağımsızlığı


Son dönemde özellikle İsrail ile yaşanan kriz sonrası “teknoloji bağımsızlığı” konusu oldukça sık tartışılmaya başlandı. İsrail’den aldığımız insansız uçakların, İsrailli operatörlerin ülkemizi terketmesiyle atıl duruma geçmesi bir kez daha konuyu gündeme taşıdı.

Ülkemiz savunma sanayi harcamalarında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Savunma harcamalarımızın yarısını yurtdışından alınan teknolojiler oluşturuyor. İsrail ile de başta insansız hava araçları olmak üzere, değişik alanlarda yıllık 2 milyar dolarlık savunma alımımız var. Bütün bunlar düşünüldüğünde teknolojik bağımsızlık konusunun önemi daha da ortaya çıkıyor.

“Her musibette bir hayır vardır” sözü bu yaşanılanlara tam olarak uyuyor. Yaşanılan krizle beraber herkes “bu teknolojileri kendimiz üretemiyor muyuz” gibi soruları sormaya başladı. Ve ortaya çıktı ki Türkiye’de son  yıllarda bu konuda ciddi gelişmeler oluyor.

Artık kullanacağımız teknolojileri kendi bünyemizde üretmemizin önemi iyice ortaya çıkmıştır. Bundan sonra hepimiz bunun için çalışmalıyız. Son olarak Friendfeed üzerinde İsrail’le yaşananlar üzerine yazdıklarımı sizinle paylaşmak istiyorum:

“İsraile ait bisküvi, meşrubatları vs… tüketmemekle birşey olmaz arkadaşlar. Gerçekten birşeyler yapmak istiyorsanız işinizi en iyi şekilde yapın. Yazılımcıysanız İsrailden aldığımız yazılımlara alternatif yazın, mühendisseniz İsrailden aldığımız teknolojileri yerli olarak geliştirin. Yapabileceğiniz en iyi şey bu inanın!”

Fotoğraf: Yerli İnsansız Uçağımız Bayraktar

[ad#ad-1]

Nis 30

İnsan öldüren yazılımlar

Bugün etrafımızda birçok sistem insan kontrolü olmadan çalışıyor. Asansörümüze binip gitmek istediğimiz katın butonuna basıyoruz ve o bizi istediğimiz kata götürüyor. Arabalarımızın motoru kendini en optimum seviyede çalışacak şekilde ayarlıyor. Otomatik kahve makinesi bizim için kahvemizi otomatik olarak hazırlıyor, hem de istediğimiz şeker seviyesiyle.

Artık uçakları, füze savunma sistemlerini de büyük oranda içlerindeki yazılımlar kontrol ediyor. Kısacası gömülü yazılımlar hayatın her alanında çalışıyorlar. Hal böyle olunca yazılımlar çok kritik roller oynuyor. Oluşabilecek hatalar can kayıplarına ve büyük hasarlara yol açıyor. Geçmişte olmuş büyük yazılım hatalarına bir göz atalım isterseniz:

Arienne 5 füzesi faciası:
4 Temmuz 1996 günü Arienne 5 füzesi fırlatıldıktan 40 saniye sonra havada infilak etti. Olayın sonrasında yapılan soruşturma sonucunda kazanın bir yazılım hatasından olduğu ortaya çıktı. Arienne 4 füzesindeki yazılım Arienne 5’e uyarlanmıştı. Modül bazında testler yapılmıştı ancak genel sistem testleri zaman sıkışıklığından dolayı tam olarak gerçekleştirilmemişti. Arienne 5 füzesinin uçuş profili Arienne 4’ten farklı olduğundan kalkıştan kısa bir süre sonra bir değişkendeki taşma sonucu kontrol sistemi devre dışı kaldı. 500 milyon dolarlık kayıba malolan bu hata tarihteki en pahalı yazılım hataları arasında yerini aldı.

Hedefi Iskalayan Patriot Füzeleri:
25 Şubat 1991 tarihinde Körfez Savaşı sürerken Amerika’nın İsrail’e yerleştirdiği Patriot füzelerinden biri Irak’tan gelen Scud füzesini ıskaladı ve bir Amerikan askeri barakasına isabet eden füze 29 Amerikan askerinin ölümüne yol açtı. Daha sonra yapılan incelemede Patriot füzelerinde zaman hesaplamasında kullanılan 24 bitlik sabit noktalı değişkende oluşan hatanın buna neden olduğu anlaşıldı. 100 saat açık kalan füze sistemindeki zaman hatası 0.34 saniyeyi bulmuştu ve bu da füzenin 500 metrelik bir sapma yapmasına neden olmuştu.

Therac-25 tedavi cihazındaki hata:
Therac-25 hastalara belirli dozlarda radyasyon uygulayarak tümörlerin yok edilmesinde kullanılan medikal bir cihazdı. Cihazın kullanımında iki farklı mod bulunuyordu: Düşük güç modu ve yüksek güç modu.Düşük güç modunda düşük seviyedeki elektron ışını hastaya direk olarak uygulanıyordu. Yüksek güç modunda ise otomatik olarak hastayla cihaz arasına metal bir plaka koyuluyordu.

Operatörün cihaza önce yanlışlıkla yüksek güç moduna geç komutu vermesi ve ardından bunu iptal edip düşük güç moduna alması sonucu cihaz bir hata mesajı verir. Aslında hata mesajı verdiği durumda sinyalin hastaya uygulanmamış olması gerekirken yüksek güçlü radyasyon hastaya uygulanmıştır. Operatörün işlemi birkaç kere tekrar etmesiyle hastaçok büyük oranda radyasyona maruz kalır. Cihazdaki hata sonucu 1985-1987 yılları arasında 6 kişi hayatını kaybetti.

Bütün bu tarihi trajedilerden gömülü yazılımların ne kadar kritik roller oynayabileceğini görmüş oluyoruz. Tabi aynı zamanda ne kadar ciddi sonuçlara yol açabileceklerini de. Günümüzde hala “hatasız yazılımlar”ın arayışı devam etmektedir.

Linkler:

http://en.wikipedia.org/wiki/Ariane_5_Flight_501

http://en.wikipedia.org/wiki/Therac-25

http://en.wikipedia.org/wiki/MIM-104_Patriot#Failure_at_Dhahran


[ad#ad-1]

Kas 06

ONLAR HER YERDE:Gömülü Sistemler

Dikkat ettiniz mi: Etrafımızdaki akıllı cihazların sayısı ne kadar da arttı. Cep telefonlarımız artık sadece iletişim sağlamakla kalmıyor,müzik çalıyor,fotoğraf,video çekiyor,bilgilerimizi saklıyor. Çamaşır makinalarımız bile akıllı artık.Kendi bilgisayarlarını barındırıyorlar.Çevremizdeki cihazlara bir bakarsak artık birçoğunun tamamen olmasa da elektronik birimler barındırdığını görürüz:
Kişisel bilgisayar
– Yazıcı
– Tarayıcı (Scanner)
– Hesap makinesi
– Cep telefonu
– Cep bilgisayarı
– Televizyon
– Radyo / Kasetçalar
– Müzik amplifikatörü
– Video kamera
– DVD oynatıcı
– CD çalar
– Alarmlı Saat
– Fotograf Makinesi
– Elektronik daktilo
– Hırsız alarmı
– Mikrodalga fırın
– Bulaşık makinesi
– Buzdolabı
– Mutfak robotu
– Çamaşır makinesi
– Tansiyon ölçme cihazı
– Elektronik oyuncaklar

Bu liste daha da uzatılabilir.Listedeki bütün cihazların içinde birer bilgisayar lar var dersek çok da yanlış bir şey söylemiş olmayız.Hepsinin içine “gömülmüş” bilgisayarlar var.Gömülü sistemler tabiri de buradan geliyor zaten.

Gömülü sistem”herhangi bir sistemin içinde yer alan ve o sisteme “akıllılık” özelliğini veren elektronik donanım ve yazılımdan oluşan bütünü ifade etmektedir.Burada sözü edilen yazılımlar ,bilgisayarımızdaki genel amaçlı yazılımlardan farklı olarak ,kullanıcıyla direk değil dolaylı etkileşimde bulunan ve genellikle tek bir görevi yerine getiren yazılımlar.
Bugün ortalama bir aile otomobilinde 20-25 adet mikrodenetleyici kullanıldığı söyleniyor.Arabanıza girmeden önce uzaktan kumandayla kapıları açıyorsunuz,içeri girip kontağı çeviriyorsunuz.CD çalarınızdan bir parça seçiyorsunuz,emniyet kemerinizi takmadığınız takdirde bir uyarı sesiyle karşılaşıyorsunuz…Bütün bu sayılan adımların arka planında çalışan minik bilgisayarlar sözkonusu.Arabınızın güvenliğini sağlayan ve uzaktan kumandayla kontrol ettiğiniz alarmda, arabanızın ateşlemesini kontrol eden sistemde, cd çalarınızda ve aracınızdaki diğer sistemlerin merkezinde bir “mikroişlemci” görev yapmakta.Bu işlemciler de çoğu zaman birbirleriyle iletişim içindeler.

Bugün gömülü sistemler elektronik mühendisliğinin altında kendi başına bir dal haline gelmiştir. Dünyada birçok üniversitede lisans veya yüksek lisans düzeyinde “gömülü sistemler mühendiliği” programları bulunmaktadır.

Mikroişlemci teknolojisindeki gelişmelerle birlikte maliyetlerde büyük düşüşler yaşanmıştır.Böylelikle önceden ayrık elemanlarla tasarlanan sistemler bugün mikroişlemciler/mikrodenetleyiciler etrafında çeşitli çevrebirimlerinin entegre edilmesiyle gerçekleştirilmekte.Sözkonusu mikroişlemciler olunca, o mikroişlemciyi yöneten yazılım da önem kazanmakta.Bugün gömülü sistemlerin tasarımında donanım kadar yazılım da önemli bir maliyet unsuru haline gelmiştir.

Gömülü yazılımları genel amaçlı yazılımlardan ayıran en önemli özellik belki de tek bir amaca hizmet etmeleridir.Kullanım ömürleri boyunca aynı fonksiyonları gerçekleştirirler. Örneğin mikrodalga fırınızda sıcaklık ve zamanlama fonksiyonlarını kontrol eden yazılım, fırının kullanım ömrü boyunca aynı şekilde çalışmaya devam edecektir.

Günümüzde en çok kullandığımız gömülü sistemler herhalde cep telefonlarımızdır. Her ne kadar gelişmelerle birlikte onlar da birer mini PC halini almaya başlasalarda gömülü sistemlere iyi birer örnektirler. Kendi bellekleri,işlemcileri bulunmaktadır.İçlerindeki gömülü yazılım sayesinde donanımları işlerlik kazanmaktadırlar.

Buraya kadar gömülü sistemler “kullanıcı” gözüyle bakarak tanımaya çalıştık.Bundan sonraki yazılarımda gömülü sistemlere “mühendis” gözüyle bakmaya çalışacağım.